Mikro Dünyadan Sonsuz Uzaya: Foton – Krater

Mikro Dünyadan Sonsuz Uzaya: Foton – Krater

Foton

Foton kelimesi Yunanca ışık kelimesinden gelmektedir ve ilk olarak 1926 yılında Gilbert Lewis tarafından kullanılmıştır.

Elektro manyetik dalgaların görülebilen en küçük parçacığına foton denmektedir.

Radyo dalgaları, kızıl ve mor ötesi ışınlar, görülebilen ışık ve X ışınları hepsi fotona sahiptirler.

Evrendeki yıldızların hepsi birer foton kaynağıdır, Dünyamız içinse en önemli kaynak elbette ki Güneş’tir. Yeryüzüne Güneş’ten gelen ışık, foton tanecikleri halinde yayılır. Yeryüzünde yayılan bu foton tanecikleri maddelerin elektronlarına çarpar. İşte elektronlardan yansıyan bu fotonlar, o cismin rengini belirler. Bu nedenle bir elbisenin rengi, güneş ışığında veya bir mağazada bakıldığında aynı değildir.

Bir cisim şayet beynimiz tarafından siyah olarak algılanıyorsa bu, cismin Güneş’ten gelen bütün ışığı soğurduğu ve dışarı hiç ışık yansıtmadığını gösterir.

Eğer cisim Güneş’ten gelen ışığın tümünü birden yansıtıyor ve hiç ışık soğurmuyorsa beynimiz tarafından beyaz olarak algılanmaktadır.

Bilim adamları önceleri ışığın sadece bir tür elektromanyetik dalga olduğunu düşünüyorlardı. Ancak Albert Einstein ve Max Planck deneyleriyle ışığın tanecik gibi davrandığını ispat etmişlerdir.

Işık uzayda yaklaşık 300 000 km/sn hızla yol almaktadır. Bunu kanıtlayabilmemizin sebebi ise ışığın karşılaştığı engeller karşısında yavaşlıyor olmasıdır.

Relativite teorisine göre bir parçacığın ışık hızında gidebilmesi için kütlesinin sıfır olması gerekmektedir. Ancak bilim adamları ışığın kütlesi olmadığı halde parçacık gibi davranabildiğini gördüklerinde tekrar başa dönmüşlerdir.

Işık gerçekten nedir? Kaba bir benzetmeyle ışık, bir yerden başka bir yere, bilyeler gibi mi, yoksa sahile vuran dalgalar gibi mi hareket etmektedir? Her ikisi de ışık için geçerli benzetmelerdir.

Krater

Kraterler Dünya üzerinde üç farklı yolla oluşmaktadır. Volkan patlamaları sonucu oluşan kraterler, nükleer çalışmalar sonucu oluşan kraterler ve meteorların gezegenlere çarpmaları sonucu oluşanlar.

Ay başta olmak üzere pek çok uzay cisminde kraterler gözlenebilmektedir.

Meteor yağmuru, bir gezegenin atmosferine giren göktaşlarının, sürtünme sonucu kıvılcımlar çıkararak bıraktıkları anlık izlerdir. Bu olaya bizler “yıldız kayması” da deriz.

Meteorlar atmosfere girip yanıp kül olunca bu küller, birer yoğunlaşma çekirdeğine dönüşürler. Su buharı sadece bu çekirdekler üzerinde yoğunlaşabilir. Kısaca yoğunlaşma çekirdekleri olmadan bulut da yağış da oluşamamaktadır.

Bilim adamlarının tahminlerine göre her yıl 10.000 ton meteor Dünyamıza düşmektedir. Ancak bunların beş yüz kadarı, buharlaşmadan, yere gök taşı olarak ulaşabilmektedir.

Gök taşları, Dünya atmosferine saniyede 11–72 km arasında değişen bir hızla girerler. Sürtünmeden meydana gelen ısıdan dolayı büyük bir kısmı eriyerek toz parçacıkları halinde yeryüzüne inebilir.

Krater oluşumu gök taşının yoğunluğuna, hızına ve çarptığı malzemenin özelliklerine bağlı olduğundan her zaman bir krater yapısı oluşmaz.

İlk meteor krateri, Arizona’da 1920 yılında keşfedilmiştir.

En büyük krater olan Barringer Meteor Kraterinin çapı, 1.186 kilometre (737 mil)dir ve 49 000 yıl önce oluştuğu tahmin edilmektedir. Açılan çukurun derinliği 150 metre, genişliği ise 1200 metredir. Araştırmacılar böyle bir meteorun Dünya’ya tekrar düşme ihtimalinin 25.000 yılda bir kez olacağını söylemektedir.

Atmosfere çok büyük, çok iri bir meteor girse ne olurdu? Kuşkusuz o da havanın direnciyle karşılaşır ve artan çekim ile hızlanarak yere düşmeye başlardı. Belki de yana yana bitmez ve büyük bir hızla yeryüzüne çarpardı.

Bu asrın başlarında 30 Haziran 1908 tarihinde Sibirya’ya iri bir meteor düşmüştür ve uzmanlar 80 yıldır bu bölgeyi incelemektedirler.

Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 43. sayı (Ocak 2008) 44. sayfada yayınlanmıştır.

Reklamlar
Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: