Mikro Dünyadan Sonsuz Uzaya: Yakamoz – Ay

Mikro Dünyadan Sonsuz Uzaya: Yakamoz – Ay

Yakamoz (Denizde yanan ateş)

  • Yakamoz, herkesin zannettiği gibi ay ışığının suya yansıması değildir. Ay ışığının suya yansıması “mehtap”tır.
  • Yakamozu oluşturan ise, Latince Noctiluca Miliaris ya da Noctiluca scintillans olarak adlandırılan milimetrik boyutlarda bir bakteridir.
  • Bu bakteri, suyun yüzeyine yakın yerlerde bulunur.
  • Bu canlı, denizde yaşayan ateş böceği gibidir.
  • Küre şeklindedir ve gövdesinden dışarı uzanan küçük bir kamçısı vardır.
  • Kamçısını diğer bakterilerdeki gibi hareket için değil, etrafta bulunan yiyecekleri toplamak için kullanır.
  • Sudaki küçük yosunları (diatomlar) ve planktonları yiyerek beslenir.
  • Vücudunun içinde küçük kesecikler vardır. Bu keselerin içi ışık kaynağı olarak kullanılan proteinlerle doludur.
  • Bakteriye dokunulduğu anda, keseciklerdeki luciferin maddesi enzimlerin, kalsiyum iyonlarının ve oksijenin yardımıyla ışık yayar.
  • Bu canlıların milyonlarcası bir araya geldiğinde, geceleri bir kayık geçerken ya da balık sürüleri hareket ederken denizden ışık saçılır.
  • Yakamoz olduğunda denizin içinde ateş yanıyormuş gibi bir görüntü oluşur ancak bunun seyredilebilmesi için ay ışığının olmaması gerekir. Ay ışığı daha parlak olduğu için yakamozun görülmesini engeller.
  • Yaz mevsiminde özellikle Karadeniz’de yakamoz görmek mümkündür.
  • Yakamoz canlısı, ışık yayabilen pek çok deniz canlısından sadece bir tanesidir. Suyun derinliklerinde yaşayan bazı balıklar ve dev denizanaları da ışık saçabilirler.
  • Günümüzde gelişen bilim sayesinde, ışık yayılmasını sağlayan proteinler ve buna yardımcı olan enzimler, tıpta hastalıkların teşhisinden, suçluların yakalanmasına kadar pek çok alanda kullanılabiliyor.

Ay

  • Dünyamızın tek uydusudur.
  • Bize en yakın gezegen olan Venüs’ten, 100 kat daha yakındır.
  • Dünyadan uzaklığı ortalama 384 bin kilometredir.
  • Dünya’nın çevresindeki dönüşünü yaklaşık 28 günde tamamlar.
  • Büyüklüğü Dünyamızın dörtte biri kadardır.
  • Ay’ın ısısı Güneş gören kısımlarda 130°C, karanlık kısımlarda ise – 173°C’dir.
  • Güneş’ten sonra görebildiğimiz en parlak ikinci objedir.
  • Ay, Güneş ışınlarının %7’sini yansıtmaktadır. Bu yeni dökülmüş bir asfaltın Güneş altındaki parlaklığı kadardır. Ancak bu parlaklık bile Ay’ın gözlenmesini zorlaştırır.
  • Özellikle Dolunay olan gecelerde parlaklığı sebebiyle Ay’ı incelemek daha da zorlaşır.
  • Ay’ın kendi etrafındaki dönüşü ile Dünya çevresindeki dönüşü öyle ayarlanmıştır ki, Dünya’dan Ay’ın hep aynı yüzünü görürüz.
  • Ay tutulması, Dünya’nın Güneş ve Ay arasında kalması sonucu oluşur.
  • Ay’ın Güneş ve Dünya arasına girmesi ise Güneş tutulmasına sebep olur.
  • 24 Haziran 2005 yılında, 359 bin kilometre ile Dünya’ya en yakın konumunda olmuştur.
  • Ay’ın görüntüsü büyürken (Dünya’ya yaklaştığında), yeryüzündeki suları çekme gücü artar.
  • Görüntüsü küçülürken (Dünya’dan uzaklaştığında) ise çekim gücü azaldığı için suların sakinleşmesine sebep olur.
  • Gelgit olayı, santimetrelik yükselmelerden metrelik yükselmelere kadar farklı şiddetlerde oluşabilir.
  • Sularda bilinen en büyük gelgit kabarması, 21 metrelik kabarma ile Kanada’daki Fury Körfezinde yaşanmıştır.

Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 31. sayı (Ocak 2007) 58. sayfada yayınlanmıştır.

Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: